YATIRIMLARIMIZ TARİHÇE KÜLTÜREL FAALİYETLER SOSYAL HİZMETLER TAŞINMAZ VAKIF KÜLTÜR VARLIKLARI VAKIF KAYITLARI ARŞİVİ TAŞINIR VAKIF KÜLTÜR VARLIKLARI VAKIFLAR HAKKINDA VAKIF NASIL KURULUR? BEYANNAME VE BİLDİRİMLER VAKIF İSTATİSTİKLERİ VGM ETİK KOMİSYONU HİZMET STANDARTLARI YAYINLAR PLAN, PROGRAM ve RAPORLAR İDARİ BİRİM KİMLİK KODLARI MALİ TABLOLAR
 
İhale İlanları
[1] Kat Karşılığı [7] Eski Eser Onarımı [2] Eski Eser Proje Temini [8] Kiralık Gayrimenkuller [2] Yapım Onarım Karşılığı Kiralama [1] Restorasyon Karşılığı Uzun Süreli Kiralama
İhale İlanları
 
 
 
 
 
 
 
Haberler
2013 YILI VAKIF HAFTASININ AÇILIŞI TBMM'DE YAPILDI...
 
 
Vakıf Haftası dolayısıyla TBMM Tören Salonu'nda gerçekleştirilen açılışta, bu yılın teması ''Vakıf Medeniyeti ve Şehir''

 Açılışta yaptığı konuşmasında Genel Müdürümüz Sayın Dr. Adnan Ertem, vakıfların şehirleşmenin, kentleşmenin temelini oluşturduğu için ''Vakıf Medeniyeti ve Şehir'' temasını belirlediklerini vurguladı. Vakıf eserlerinin şehir estetiğine, mimarisine büyük katkı saldığına işaret eden Ertem, kentlerin simgelerinin genellikle vakıf eserlerinden oluştuğunu dile getirdi.

Özellikle Osmanlı döneminde her türlü sosyal hizmetin vakıflar aracılığıyla yerine getirildiğini anlatan Ertem, bu vakıf eserlerinin aynı zamanda sosyal bütünleşmeyi sağlayıcı, ticareti canlandırıcı özelliği de barındırdığını kaydetti. Ertem, zenginle fakir arasında denge oluşturmak için faaliyet gösteren vakıf sayısının da ülkede oldukça fazla bulunduğuna işaret etti.

Genel Müdürlüğün faaliyetlerinden bahseden Ertem, bütün illerde kuru gıda yardımı yaptıklarını, 15 bin öğrenciye burs imkanı sağladıklarını, vakıf eserlerinin onarım ve restorasyonu için yoğun çaba sarf ettiklerini söyledi. Ertem, bu konuda sponsorlara da kapılarının her zaman açık olduğunu dile getirdi.

Hizmetlerini daha fazla yaygınlaştırmak için kurumun gelirlerini artırmayı da hedeflediklerini anlatan Ertem, bu kapsamda gayri menkullerin envanterinin çıkarıldığını, alış veriş merkezlerinden çeşitli işletme faaliyetlerine kadar gelir artırıcı faaliyetlerde bulunacaklarını söyledi.

Çalınarak yurt dışına kaçırılan eserlerin takibi konusunda da çalışmalar yaptıklarını belirten Ertem, bu kapsamda 750'den fazla eserin tekrar ülkeye kazandırıldığını kaydetti.

Vakıf Haftası dolayısıyla TBMM Tören Salonu'nda düzenlenen ''Vakıf Medeniyeti ve Şehir'' konulu toplantıda konuşan Çevre ve Şehircilik Bakanı Sayın Erdoğan Bayraktar, yardımlaşma duygusunun insanlıkla birlikte oluştuğunu, vakıf anlayışının ise İslamiyet ile anlam kazandığını ifade etti. Böylece yapı ve şehirciliğin vakıf anlayışı ile sürdürülmeye başlandığını kaydeden Bakan Bayraktar, vakıfların şehirlere hatta devlete şekil verdiği bir yapının meydana geldiğini söyledi.

Avrupa ve ABD'de vakıf faaliyetlerinin önemine işaret eden Bakan Bayraktar, ''Ülkemizde de son 10,5 yıllık dönemde vakıflara büyük ölçüde ağırlık verilmeye başlandı. Özellikle vakıf üniversiteleri Türkiye'de eğitime yeni bir alan kazandırmıştır. Vakıflar Genel Müdürlüğümüzün yaptığı çalışmalar takdire şayandır'' dedi.

Vakıf yapısının, anlayışının kendi özü ve ruhuna uygun bir yapıda yürütülmesi gerektiğini belirten Bakan Bayraktar, günümüzde vakfın ötesinde, dernek konumunda vakıflar kurulduğunu söyledi. Vakfın esas yapısının vakfetmek olduğunun unutulmaması gerektiğini kaydeden Bakan Bayraktar, bu konuda bir düzenleme yapılabileceğini dile getirdi.

Bakan Erdoğan Bayraktar, şehirleri yeni bir anlayışla, tarihten gelen yapı çerçevesinde yöresel mimarinin getirdiği özelliklerle şekillendirme kapsamında Vakıflar Genel Müdürlüğü ile işbirliği yapacaklarını kaydetti.

Tapu kayıtlarına bakıldığında vakıfların büyük bir ağırlık taşıdığının görüleceğini belirten Bakan Bayraktar, geçmişte hayırseverlerin, mallarının büyük bölümünü ya da tamamını vakfederek insanlığa, bilime, gelişime katkı sağladığını söyledi.

Başbakan Yardımcısı Sayın Bülent Arınç ise, 1990'dan başlayarak bugüne kadar dağılmasına veya dağıtılmasına karar verilmiş tüm vakıfların yeniden bir prosedür dahilinde ihya olunmasına imkan sağlayacaklarını bildirdi. Başbakan Yardımcısı Arınç, ''Kurucuları sembolik bir katılımla bu vakıfları tekrar kurabileceklerdir. Bu vakıfların geçmişte ellerinden alınan Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün idaresine verilen tüm gayrimenkullerini kendilerine iade edeceğiz'' dedi.

TBMM Tören Salonu'nda Vakıf Haftası'nın açılışında konuşan Başbakan Yardımcısı Arınç, üzerlerinde bir sorumluluk olduğunu, kendilerine maddi manevi külfet yüklediğine inandıkları bir konu bulunduğunu belirterek, bunun belli zamanlarda mahkeme kararıyla dağıtılmasına veya dağılmasına karar verilen vakıflar konusu olduğunu ifade etti.

''Azınlıkların ve farklı inanç gruplarının ellerinden bir şekilde alınmış olan gayrimenkullerinin iadesi ne kadar haklı ve doğru bir keyfiyetse, bizim için de Türkiye'nin geçirdiği zorlu süreçlerde mahkeme kararlarıyla kapatılmış vakıfların yeniden hayat bulmasını temin etmek de öylesine büyük bir mesuliyetti'' diyen Başbakan Yardımcısı Arınç, TBMM'de bu yıl kurulan komisyonun, son yıllarda Türkiye'de yaşanan demokrasi dışı gayret ve çabaları incelediğini hatırlattı. Komisyon'un çok önemli bir çalışma yaptığını, iki cilt rapor hazırladığını kaydeden Başbakan Yardımcısı Arınç, şunları söyledi:

''Bu raporun sonuç bölümünde hepimizin dikkat edeceği konular var. Biz kendimizi ilgilendiren konulardan dersimizi aldık. Onlardan birisi şudur: Darbeler, müdahaleler, açık ve kapalı yönlendirmeler, tehdit ve şantajların geçerli olduğu eski Türkiye'de vakıflar ve derneklere büyük baskılar uygulanmış, ihbarlarla, mahkemelere yapılan baskılarla faaliyetleri engellenmiştir. Bu bir gerçektir. Meclis Araştırma Komisyonu da bunu çok açık biçimde tespit etmiş. O zaman bize düşen pay nedir? Biz şuna inanıyoruz; bir gemide, bir kayıkta 10 cani ve içlerinde de bir masum bulunuyorsa, o masumun hatırı için canilerin de hayatı bağışlanır. Yani şöyle düşünmemiz lazım: Bir insanın kendi hususiyetleri içinde bile kötü huyları da vardır ama iyi huyları da vardır. İyi huylarına bakarak onun insan olması hasebiyle her türlü hakka sahip olduğunu düşünürüz. Ben de şahidiyim ki Türkiye'de bazı vakıfların, olağanüstü müdahale dönemlerinde yazı yazılmasına bile gerek duyulmadan bizzat tehdit ve şantajlarla kapatılması temin edilmiştir. Bunlar çok yüksek mahkemelere sirayet edecek kadar da etkili olmuştur, ilk derece mahkemelerinde bu işin başarıldığı zamanlar da olmuştur. Mahkemelere gönderilen belge ve bilgi olduğu söylenen bazı yazı ve kağıtlarda da kendi sübjektif kanaatleri suçlayıcı olarak mahkemeleri etki altına almıştır.

İşte bu dönemde, Türkiye'nin demokratikleştiği, özgürlüklerin alabildiğine büyüdüğü ve güçlendiği bir zamanda, müdahale dönemlerinde açık veya kapalı tehditlerle dağılmasına veya dağıtılmasına karar verilmiş vakıfları yeniden ihya etmemiz gerekiyordu. Uzun müzakerelerden ve araştırmalardan sonra son Bakanlar Kurulu toplantımızda bunu hazırladığımız bir madde kapsamında TBMM'ye gönderilmesine karar verildi. Özeti şudur; 1990'dan başlayarak günümüze kadar dağılmasına veya dağıtılmasına karar verilmiş, aralarından cımbızla seçerek değil, tüm vakıfların yeniden bir prosedür dahilinde ihya olunmasına imkan sağlıyoruz. Yani kurucuları sembolik bir katılımla bu vakıfları tekrar kurabileceklerdir. Bu vakıfların geçmişte ellerinden alınan, şüphesiz Vakıflar Genel Müdürlüğü'nün idaresine verilen tüm gayrimenkullerini kendilerine iade edeceğiz. Bunu kendimize vazife bildik. Şüphesiz AİHM'e gitmiş ikiyi geçmeyen vakıf dışında, Türkiye yargısından sonra kendisine başka yol seçmemiş tüm vakıflarımız da bundan istifade edeceklerdir. İsimleri malum vakıflardır. Bize göre 20 civarındadır ama sadece 7'sinin gayrimenkulü vardır. Biz hepsinin açılmasına ve yeniden kanunlar çerçevesinde faaliyette bulunmasına izin ve imkan vereceğiz. Şimdiden hayırlı olsun.''



Fotoğraf Galerisi
01
02
03
04
05
06
07
08
09
10
11
12
13
14
15
16
17
18